ilkokulu bitirdiğim 1973 ten beri zıpkınla dalıyorum. 2000 yılına kadar hep amatörce sığ sularda oldu avlarımbu yıllarda istanbulda 8 metrelerde eşkina ve karagöz avlamaya başladık. bu arada 8-10 metre istanbulda avlanılacak max derinliktir daha ötesindeki palavralara inanmayın. bu avcılıkgenelde baskın ve kule tekniğiyle yapıyorduk(adını bilmeden tabiki) daha sonradan zıpkınla sualtı avcılığı kursunu alıp agaşonu ögrendik. işte dönüm noktası bu oldu.
sıra gelmişti agasonla ilk balığı vurmaya. ada kenarında sığ suda kefal avlarken birden büyük bir levrekle(o an için tabiki) karşılaştım. hayvan beni görünce bir anda topuklamaya başladı. o anda nefesimi hızla bırakıp sol elimlede dipte bir kayaya tunup yattım ama en kötü agaşonlardan birini yapmıştım panikten snorkeli çıkarmayı unuttuğumdan bir miktar hava çıkmasıda olmuştur. balık benden 10 metre kadar açıldıktan sonra(kıyılarda görüş iyidir) aniden döndü. sniper tüfek te picasso şiş vardı.5 metre-4metre- 3 metre -2 metre derken balık mesafede idi artık ama bir türlü yan vermedi gelmeye devam ediyordu. bu yakınlaşma yarım metreye kadar sürdü artık yan vermesede garanti vurulurdu bastım tetige kafadan gövde ortasına kadar girdi zıpkın. balık kıpırdamadı bile
işte o anda agasonun önemini kavradım. 8)
balık tam 3.300 kg idi