| ZIPKINCI
Üyelik tarihi: 11-06-2007 Nerden: İZMİR Yaş: 28
Mesajlar: 84
| Cevap: Veda Mesajı Sevgili Güven Abi,
Aslında ne yazıcağımı tam kestiremedim, mesaiye gelir gelmez böyle bir mesajla karşılaşmak, beklenmeyen bir kötü haberin veridiği acı,
Şimdi sen yada okuyanlar hatırlayamadım ya Oytun kimdi diyecek,
Oytun bu camiada çok yeni biri daha bir yıl gibi kısa bir süredir forumun takipçilerinden,
bu siteyi gözlüklerimin buğu problemi yüzünden bulmuştum, okudukça meraklandım okudum, birkaç kez tavaf ettim, o zaman kim nedir necidir bilmiyordum hep bazı tartışmalar vardı, tabi tartışmaların tarafları, site yönetiminin ve katılımcılarının çoğunun kurallara bu kadar bağlı olması çok takdirle karşıladığım ve bu siteye beni gönülden bağlıyan bir durumdu.
Biliyorum ki, benim gibi bu sitede kendine örnek olarak birkaç kişiyi seçen çok fazla üye vardır, herkez kendi yapısına göre yada ilgisine göre bu kişileri seçiyor,
Benim gibi üyeler örnek aldıkları sizlerin hareketlerini çok iyi takip etmektedirler, ben her siteye girdiğimde, senin bir yazın varsa sona saklıyorum, çünkü biliyorum ki bizler için hiç üşenmeyip uzun uzun yazmışsındır ve içinde çıkarılması gereken anlamlar vardır, o yüzden aceleyle bakmam,
Ben ve benim gibiler "bu konularda cevap yazan Emrah yada Ali ve daha cevap yazmamış daha onlarca kişi" seni vurduğun 50, 60 kiloluk akya yada 10 kiloluk sinaritler için örnek almıyoruz, senin etik avcılığını örnek alıyoruz, bunu savunuşunu örnek alıyoruz, sen, Recep Abi, Selçuk Abi, Oktay Abi vs.. gibi büyüklerimizin hareketleri ve sohbetleri, savunuları bizi de kamçılıyor, örnek teşkil ediyor,
Biz insanlar hep örnek alarak şekilleniriz, ben geçen gün başımdan geçen bir olayın sonrasında neden doğa sever, canlı yaşamına saygılı yasa kural neyse uyan biri olduğumu tekrar anladım, yaşıma rağmen büyümedim ve sanırım böyle bir kavram yok her geçen gün büyüyoruz,
Olay şöyle, ben Erçin Abi, Emrah Mordoğan tarafına dalışa gittik, sağolsunlar vurdukları balıkların bir kısmını bana verdiler bende daha meradayken torbaya koydum, sonra birkaç şey atıştırmaya karar verice torbayı kıyıda içine biraz su koyarak taşların içine bıraktım. yola çıkarken öylece aldım içindeki suyu boşalttım. Koltuğun arkasına koydum. Erçin Abiyi ve Emrah'ı bıraktıktan sonra bornovaya uğrayıp bayraklıya geçtim. Ablam'da bizimkiler yemeğe bekliyorlardı. ben gece mesaiden çıkmıştım ve yine gece mesaiye gidecektim yorgunluktan kıpırdıyacak halim yoktu. Arabayı bile zor kullanıyordum. Hatta emrah yorgun görünüyorsun ben kullanayım bile demişti. Ablama geldim torbayı arka koltuktan aldım yukarı çıktım bizimkilere şöyle bir selam verip sonra lavaboya hareketlendim. Arkadan sesleri dinliyorum, A bu sefer balık mı getirmiş e bu yengeç ne "yengeç mi" babamın sesi geliyor "-yazık hayvana ya" ben lavabodan çıktım baktım babam yok, hayırdır dedim. Annem, babamın yengeci denize götürdüğünü söyledi.
Televizyonda dünya kupası maçı var, yemek hazır, deniz gerçekten baya uzakta, ama durmamış hemen çıkmış yola suya bırakmış ve izlemiş suya girişini şaşkınlığını, yaklaşık bir saat sonra geldi yüzünde yaptığı şeyin huzuru, mutluluğu. Zaten bildiğim bir konuda kulağıma çok büyük bir küpe daha taktı.
Anlatmak istediğim o ki bizler, sizlerin "doğru insanların" yaptıklarını izlemeliyiz, izlemeliyiz ki kulağımızdaki küpeler kendini hissettirsin.
Ama sen diyorsun ki benden bu kadar,
Ben diyorum ki sen nasıl ki Selçuk Abi böyle bir karar verip gitmek isteseydi onu nasıl geri getireceğini düşün, bizede haber ver biz de öyle yapalım abi,
Yada en güzeli kısasa kısas sende Oktay Abi'yi ara, bu seferde sen ona mesajını silmesini söyleyiver, bu mesajın diğer kötü denilenlerden daha kötü silinmesi gereken bu.
Saygılarımla,
__________________ Oytun ORMAN, 1980 İzmir |