Tekil Mesaj gösterimi
Alt 22-05-2008   #11 (permalink)
Zıpırkıncı
ZIPKINCI
 
Zıpırkıncı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13-08-2006
Nerden: İzmir / Bornova
Yaş: 43
Mesajlar: 862
Cevap: Yanlış Uygulamalara Engel Olmak İçin Lütfen Okuyun

Murat kardeşim selam,

Bildiğin üzere yakın zaman önce ben de Sahil Güvenlik'in yanlış bir uygulaması sebebi ile mağdur olmuş ve ilgili kurumu Mahkemeye vermiş idim. Halen yargı aşaması devam etmekte.

Senin durumuna gelirsek, şunları söyleyebilirim.

1) Sizin dalış yaptığınız bölge maalesef Kültür ve Tabiat Varlıkları bakımından dalışa yasak bir saha. Bizim buna uymamız gerekliliği Su Ürünleri Yönetmeliğinde yazıyor. Bakınız:

Alıntı:
Özel Yasak Sınırlama ve Yükümlülükler
Madde 17-
Koordinatları Kültür Bakanlığınca tespit ve Resmi Gazete’de ilan edilen bölgelerde, sünger hariç, dalış yapılarak su ürünleri avcılığı yasaktır.
Bu bakımdan bizim muhatap olduğumuz Su Ürünleri Yönetmeliğine aykırılık var. Yani yasak bölgede dalmış oluyorsunuz.

2) Hal böyle bile olsa tesis edilen ceza yanlış. Yasak çiğnenmesi bakımından bir ceza kesileceği tartışılamaz bir nokta. Benim bu forum aracılığı ile duyurduğum bilgi edinmelere bakar isen,

a) Bize 37/2 sirküler ya da 1/2 Tebliğ açısından bakarsan kesilebilecek ceza güncel olarak sadece 188YTL. Onun da süresinde(1 Hafta) ödenmesi durumunda ancak 3/4'ünü yatırınca gerekli cezaya katlanmış olacaksın.

b) Ekipmanlarımıza el koymaya hakları yok. Bu da haksız bir uygulama

Bunlar benim aldığım bilgi edinme yazılarında açık seçik belirtiliyor.

3) Gelelim diğer durumlara, örneğin Sahil Güvenlikle fazlaca yazışmanın çizişmenin anlamı yok. Yanlış biliyor ve yanlış uygulamalar yapıyorlar. Onlar burada Tarım Bakanlığının koymuş olduğu yasakları sadece uygulamakla yükümlü kolluk kuvveti. Yoksa ne kendi başlarına kanun yapabilirler ne de var olan kanunu keyfi olarak yerine getirebilirler. Bunu yapmaları durumunda kanunlar karşısında hesap vermek zorunda kalırlar.

4) TSSF'nin aletli dalış yönetmeliği bizi bağlamaz. Çünkü burada sadece bir Spor faaliyeti yapılmıyor. Burada yapılan Amatör ve Sportif amaçlı SU ÜRÜNLERİ AVCILIĞI. Bu da Tarım Bakanlığının sırasıyla
i) Su Ürünleri Kanunu
ii) Su Ürünleri Yönetmeliği
iii) 37/2 Sirküler ve 1/2 Tebliğe uygun olmak durumunda
O yüzden buna bağlı bir yasaklama yapılması mümkün değil.

Her ne kadar Kültür ve Tabiat Varlıkları bakımından sadece Sualtı Avcılığı yapmamız sebebi ile bizler sorun teşkil etmesekte, ülkemizdeki tarihi eser kaçakçılıkları düşünüldüğünde bir takım tedbirlerin alınması gerekliliği ortadadır. Sen, ben sadece balık avlamak için dalsak bile, bu bazı kişilerin bu görüntü altında başka işler yapmayacağını garanti etmez. Yeter ki bu alanlar doğru tespit edilsin ve düzgünce denetlensin.

Foça'daki alanların yasaklanmasında şifahen(sözlü) bildiğim, geçmiş dönemlerde bu bakanlık görevi yapan Sn Kürşat Tüzmen'in kişisel gayretleri ve bölgenin ticari amaçlı dalıp Zıpkınla avlanan insanlardan rahatsız olmaları ve de bölgede Fok ile ilgili kaygılar olması sebebi ile bu yasakların konduğunu duymuş idim. Yani bu söylentiye göre burada Kültür ve Tabiat Varlıkları bakımından bir konu olmamasına rağmen(!) burayı yasak kapsamına aldıklarını öğrenmiş idim.

Burada kanun bu şekilde olunca yapacak pek fazlaca birşey olmadığı açık.

Bizim AMATÖR amaçlı av yapan zıpkıncılar olarak en büyük sıkıntımız, genelde yasak bölgelerin nereleri olduğunu açıkça bilmememiz, diğeri ise kanunu yanlış bilip uygulayan kolluk kuvvetleri gelmekte.

Bu konuda yapmamız gereken çok şey var. Ben şahsen bu konuda davamın sonuçlanmasını bekliyorum. Akabinde bu konularda çalışma yapmak için beklemekteyim.

Ayrıca başka bir konuda, bu tür sıkıntıya düşen arkadaşlar maalesef bu konuları paylaşmayıp, tanıdık, ahpap-çavuş ilişkileri ile kişisel çözümler arıyorlar. Hal böyle olunca kolluk kuvvetlerinin yaptığı yanlış uygulamaları bir dosya yapıp bağlı oldukları İçişleri bakanlığı nezdinde bir soruşturma talep etmek mümkün olamamakta. Oysa bu tür sıkıntıları olanlara ben şahsen elimden geldiğince yardımcı olacağıma ant içerim. Sevgili Mustafa Paker'in de benim durumumda olduğu gibi yardımlarını esirgemeyeceğini yakinen biliyorum. Yeter ki yapılan avcılık AMATÖRLÜĞE uygun olsun. Bu tür bir veri hazırlanabilirse, bu tür yanlış uygulamalar devam ederse İçişleri Bakanlığına yapılan yanlışlıklar sebebi ile Soruşturma açtırmayı düşünüyorum.

Bir başka sıkıntı ise, zıpkıncı veya Balıkçılık camiası için de, kurallara uymadan zıpkınla av yapan kişiler var. Ve Zıpkın avını Ticari amaçla yapmak düşüncesi ile hareket edip, gerek gece, gerek tüple gerek Nargile ve benzeri yöntemler ile, gerekse ağ ile çevirme gibi usuller ile yasal limitlerin çok üstüne çıkıyorlar. Yeri geliyor 100kg balık avlıyorlar. Ben bunun da bize çok zarar verdiğini, diğer balıkçılık işleri ile uğraşan bilhassa küçük balıkçılar tarafından sevilmediğini hep görüyorum. Sırf aynı formattayız diye bize kötü gözle bakılıyor.

Bir de maalesef bazı kişilerin üzerindeki elbisenin sorumluluğunu kavrayamayıp, bunu kendileri için bir imtiyaz olarak görüp her türlü yasağı çiğneyerek av yaptıkları gibi bir durum var. Şahsen bilgim dahilinde olursa ve ispat edilebilirliği mümkün olursa susmayacağım ve gerekli yerlere suç duyurusunda bulunacağım açık bir konudur. Herkesin de aynı şekilde davranmasını bekliyorum.

Diğer bir sorun da Ticari amaçlı av yapan Trol, gırgır ve diğer avcılık yöntemlerinin kural tanımaması ve denizleri tüketmesidir. Bilhassa biz amatör zıpkıncılar gerekli bilince ulaştıktan sonra bunlarla mücadelede en önemli kesim olmalıyız. Yoksa kolluk kuvvetleri ile bu işin bir yere kadar olacağı açıktır. Yapay resifler oluşturulması konusunda kamuoyu yaratmak bizim en önemli işimiz olmalı. ZIPKINCI.COM'un geçen semineri vasıtası ile bir kere daha gördük ki, yapay resifler bunlarla mücadelede en doğru ve gerçekçi mücadele yöntemi.

Ayrıca Gürol'un söylediği Sivil Toplum Örgütlenmesi konusu da çok önemli bir konu. Bu konuda İzmir'de bir çalışmamız halen yapılmakta. Umarım yakın zaman sonra bu konuyu gerçekleştirebiliriz. Gecikmenin sebebi ise tamami ile kişisel bazda iş yoğunlukları. Tabii burada başka bir konu önem taşıyor. Bu sivil toplum örgütlenmesinin kredibilitesinin yüksek olması için bu tür oluşumların başka kötü niyetli kişi ve kurumlara siper olmaması. Yani Ticari amaçlı kişilerin bu tür oluşumlarda yer almaması. Yoksa Truva atından farkı olmayan işlevsiz ve itibarsız örgütlenmeler ortaya çıkıyor.

Bütün bu yaşadıklarından sonra şevkinin kırıldığının farkındayım. Ama birileri sıkıntı çekmeden bazı sorunlar ortadan kalkmıyor. Yeterki camia olarak bu durumlardan gerekli dersleri alalım ve bir araya gelip eğri ve doğrular ile uğraşalım.

Saygı ve Sevgilerimle

Not: Sende telefonum var, istediğin zaman arayabilirsin
__________________
Güven Özbakir 1965
Ne mutlu dalabiliyorum diyene..!

Konu Zıpırkıncı tarafından (22-05-2008 Saat 15:16 ) değiştirilmiştir.
Zıpırkıncı isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla