Aşağıdaki maddeler KKGM'nin
Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü web sayfasından alınmıştır.
Alıntı:
| ALTINCI BÖLÜM
Yasal İşlemler Cezalar MADDE 14- (1) Bu Tebliğ hükümlerine aykırı hareket edenlere 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu ile buna tadil eden 3288 ve 4950 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uygulanır. Koruma ve kontrolle görevli olanlar Madde 15- (1)(Su Ürünleri Kanunu-Madde 33) Tarım ve Köyişleri Bakanlığı teşkilatında ve Bakanlığa bağlı su ürünleri ile ilgili teşekküllerde su ürünlerinin, deniz ve iç suların koruma ve kontrolü ile görevlendirilen personel ile emniyet, jandarma, sahil güvenlik, gümrük ve orman muhafaza teşkilatları mensupları, belediye zabıtası amir ve mensupları, kamu tüzel kişilerine bağlı muhafız, bekçi ve korucular ile emniyet ve jandarma teşkilatının bulunmadığı yerlerde köy muhtar ve ihtiyar heyeti üyeleri bu Kanunla ve bu Kanuna istinaden konulan yasaklardan dolayı, bu Kanun kapsamına giren suçlar hakkında zabıt varakası tutmak, suçta kullanılan istihsal vasıtalarını ve elde edilen su ürünlerini zapt etmek ve bunları 34 üncü madde hükmü saklı kalmak şartı ile adli mercilere teslim etmek; ek madde-3'te yer alan hükümler çerçevesinde idari para cezalarını kesmekle vazifeli ve yetkilidirler. Zapt edilen su ürünleri ve istihsal vasıtaları için yapılacak işlemler MADDE 16- (1) (Su Ürünleri Kanunu-Madde 34) Zapt edilen su ürünleri ve istihsal vasıtaları hakkında aşağıdaki işlemler yapılır.
a) Zapt edilen canlı olmayan su ürünlerinden insan tüketiminde veya sanayide kullanılması mümkün, ancak muhakeme neticesine kadar muhafaza edilmesi mümkün olmayanlar, en yakın Bakanlık laboratuvarında veya kamu kuruluşlarında görevli veteriner hekim, Hükümet, belediye veya sağlık merkezi tabiplerinden birine muayene ettirilir.
Tüketiminde veya kullanılmasında sakınca görülmeyenler, derhal mahallin en büyük maliye memuru marifetiyle, maliye teşkilatı bulunmayan yerlerde belediye veya ihtiyar heyeti tarafından en yakın satış yerinde açık artırma sureti ile satılır.
Satışa ait bir zabıt tutanağı düzenlenerek, satış bedeli tahkikat sonucuna kadar adli mercilerin emrinde olmak üzere maliye veznesine emaneten yatırılır. Sanığın mahkumiyetinin kesinleşmesi halinde satış bedeli ilgili vezneye gönderilir.
Satılamayan veya muhammen bedel üzerinden alıcı bulamayanlardan, insan tüketiminde kullanılması mümkün olanlar Bakanlıkça belirlenen sosyal yardım kurumlarına bağışlanır.
b) Zapt edilen istihsal vasıtalarından sahipleri belli olanlar, muhakeme neticesine kadar yedieminde tutulur.
Zapt edilen istihsal vasıtalarından sahiplenilmeyen ve avcılıkta kullanılmasında sakınca görülmeyenler on günlük süre sonunda mahallin en büyük maliye memuru marifetiyle satılır. Satılamayanlar ve avcılıkta kullanılması sakıncalı görülenler bilimsel kuruluşlara bağışlanır.
c) Bağışlanamayan su ürünleri ve istihsal vasıtaları imha edilir. İnsan tüketiminde kullanılması sakıncalı görülen, sanayide hammadde olarak kullanılması mümkün olmayan veya kullanılması mümkün olmakla birlikte satılamayan su ürünleri hakkında da aynı işlem uygulanır.
ç) Bu Kanunla ve bu Kanuna istinaden konulan yasaklardan dolayı zapt edilen su ürünlerinden canlı olanların deniz ve içsulara iadeleri veya bunlar için yapılacak diğer işlemler yönetmelikle düzenlenir.
|
Uyarınız için teşekkürler. Doğrusu bu ya, çok sıkı bir soru sordunuz..!
Hakikaten bir çelişki var. Ben kendi yorumumu yapayım müsadenizle:
Madde 15 Koruma ve kontrolle görevli olanlar 'ı anlatan(Yani kim bu kontrolle görevli olanlar anlamında..!) bir madde ve sadece bu belirtilmeli iken usulsüzlük durumunda ne yapılacağına da girmiş durumda.(Lüzumsuz detaya girilmiş ve konunun başlığından sapılmış) Yoksa bu kişilerin yetkisi nedir değil konu başlığı. Ayrıca, tebliğ'e aykırı davranış durumunda zaten yapılacaklar kanunla da düzenlenmiş. Tabii buna göre bu çelişki ortaya çıkıyor.
Madde 14'e bakılınca cezai durumda nereye göre cezalandırma yapılacağı belirtiliyor. Yani ceza ile ilgili uyulacak esas rehber 1380 Sayılı Su ürünleri Kanunu ve onun
36. Maddesi 5. fıkrası. Yani orada aynı kanunun 3.Maddesi 7. fıkrası'nda belirtilen
Alıntı:
|
(Değişik: 15/5/1986 - 3288/2 md.) Ticari amaç dışı veya spor maksadıyla yasak olmayan bölgelerde ufak vasıtalarla su ürünleri istihsal edecek Türkler ve yabancılar ruhsat tezkeresi almak zorunda değildir. Bunların avlanma usul ve esasları ile ilgili hususlar yönetmelikle düzenlenir.
|
hükmü için ne ceza verilebileceğini belirtiyor.
Yani usul ve Ceza'yı kanun düzenliyor. Tabliğ'de ise anlamsız bir detay işi karmaşıklaştırıyor. Ancak bir çatışma esnasında asıl olan kanundur, teknik olarak..! Bir hukukçu arkadaş da fikrini belirtirse faydalı olacaktır.
Madde 15 de belirtilen kişiler İstihsal vasıtalarını zapt etseler de bunları adli mercilere iletmek isteyebilir ancak, 36, Madde 5. fıkraya göre Kanun maddesinde bu yönde bir tanımlama olmadığı için Adli Merciler(Savcılık) bunlar için Müsadere(El Koyma) şeklinde bir ceza uygulayamazlar diye düşünüyorum. Yani bu noktada malzemeler geriye gelir. Hele hele bakanlığın bu yorumu varken..!
Yani bu madde 15 de belirtilen kişiler bir zapt etme yapsa bile o an için Adli merciye ulaştığında müsadere(El Koyma) kararının ilgili kanun hükmüne göre yapılamayacağını düşünüyorum. Sanırım bakanlığın yorumu da bu çerçevede..!
Alıntı:
| Madde 14. Bu Tebliğ hükümlerine aykırı hareket edenlere 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu ile buna tadil eden 3288 ve 4950 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uygulanır.
|
Zaten Madde14 de de görüleceği üzere Tebliğ hükümlerine aykırılığı Kanunun düzenlediği açıkça yazılmış..!
Uyarınızda haklısınız. Bunu da sormakta fayda var. (Belki de sormamak da, kim bilir)
Ben bu haliyle bile bunun bizim menfaatimize yorumlanabilecek bir bakanlık görüşü olması sebebi ile karşı kalede bir gol olduğunu düşünüyorum.
Bence, sanki karşı fikirde olan varsa o da kendi görüşünü onaylatan bir yazıyı bakanlıktan alması gerekir diye düşünüyorum.
Bu yazı varken kolay kolay aksine birşey yapabileceklerini düşünmüyorum..!
Teşekkürler