Tekil Mesaj gösterimi
Alt 01-01-2008   #1 (permalink)
Aşkın YILDIRIM
Yönetici
 
Aşkın YILDIRIM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03-10-2006
Nerden: karşıyaka/İZMİR
Mesajlar: 2.714
Ayın Trofesi (Aralık/2007)-1.Oktay UZDİYEM-ÇİPURA

Oylama sona ermiştir. İlginiz için teşekkürler. Aralık Ayı Birincisi en yüksek oyu alan Oktay UZDİYEM arkadaşımız olmuştur. Tebrik ediyoruz.

1- Uğur DUMLU-AKYA




Hikayesi

uzun zamandir havalarin kotu olmasindan dolayi dalis yapamamanin acisini Ridvan abi ve ben Rick'inin teknesini gunu birlik kiralayip, bu hafta guzel bir havada yaptigimiz dalis ile acisini cikardik.yine her zamanki dalis meramiz olan Tairua'ya gittik. Tairua'nin aciklarinda bulunan Alderman adalar gurubunun cevresindeki reeflere daldik.ilk reefe geldigimizde baska tekneler vardi, teknelerden birinde tuplu dalgiclar suya girme hazirligi yapiyorlardi, sanirim bocek cikarmak icin dalacaklardi cunku ellerinde bocek torbalari vardi. diger teknelerde reefin cevresinde demirlemis olta atiyolardi. bu reef cevrsinde ayri ayri tasliklari vardi Ridvan abi ile beraber ilk tasligin ustunde dolasiyorduk, 10-15 dakkika hic balik goremedim, artik umidi kesmisken acik taraftan 20 li bir akya surusu 7-8 mt altimdan gecis yapmaya basladi, hemen aralarina suzuldum ve en iri olana atisimi yaptim. ridvan abi hemen yardima geldi ama ben ikinci atisi yapmasini istemedim, zipkin ipini ona verdim ve elimde bicakla balikla biraz mucadele ederek bicakla baligi sondurdum.bu reefin ustunde baska balik gormedik, daha acikta bulunan ustu 8 mt, etrafi 20 mt olan diger bir tasliga gittik. bu taslikta etrafinda buyuk suruler halinde blue mao maolar vardi, arada surunun etrafini tarakihi suruleri sariyodu, cok buyuk bir curcuna olusuyodu 8-10 mt derinlige inip bu surunun icinde orta suda diger iri avci baliklar gelir diye bekliyordum, ama gelen giden olmadi. Ridvan abi ve Rick birkac tarakihi vurdular.tekrar yer degisip baska meraya gectik, iki tane kucuk adaciktan olusan bu merada ilk baligi Rick vurdu, gunun en buyukbaligi idi 27 kg geldi Ridvan abi Rick'e yardim etti ve baligi aldilar. ben diger kucuk adacigin etrafinda 10-15 mt lik sularda agason denemeleri yapiyordum ara ara kucuk snapperler geliyordu ama atis yapmadim. balik yok diye dusunurken gene 12-13 mt gibi derinlikte tasliklarin ve kelplerin arasinda yatip bekleme yaptim, birden buyuk bir suru halinde kawailer sardi etrafimi, kawaileri izlerken sag tarafimdan iki tane iri boy akya gecis yapiyordu. onume geldikleride iri olana uzak sayilacak bir atis yaparak yuzeye ciktim, kotu bir vurus oldu beni baya ugrastirdi. Ridvan abiyi yardima cagirdim ikinci atisida Ridvan abi yapti baligi sondurup tekneye attik.gene guzel diyecegim keyifli bir av yaptik darisi sizlerin basina diyerek keyifli seyirler...

(son vurdugum baligi ve Rick,in vurdugu baligi sahildeki markette buyuk kantarda tarttik. benim vurdugum akya 23 kusur kg geldi, Rick'in vurdugu buyuk olan 27 kg geldi)

2- Nurullah KARADENİZ-SİNARİT



Hikayesi

Cumartesi nurullah hocamla sabah yaptıgımız dalışta denzin kötü olmasından dolayı elimiz boş dönmüştük.Ama bu sabah hava iyiydi.Nurullah hocamın sabah tek başına gerçekleştirdigi bu dalışta güzel bir sinarit almayı başardı herzamanki gibi.MÜKEMMEL BİR ATIŞ BALIGI TAM SIRT KEMİGİNDEN VURULMASI.Herkese iyi pazarlar diliyorum.Bol trofeli avlar..

3- Serkan YENİDOĞAN-LEVREK




Hikayesi

Merhaba zıpkıncı dostlar, öncelikle tebrikleriniz için çok teşekkür ederim. Dilerim tüm avcılar böylesi trofelere zıpkın atma keyfini yaşar.
İkinci fotoğrafta avcıyı avıyla tanıştırdık gelecekte inşallah iyi bir dalıcı olur.
Cüneyt Abi, dün kısaca hikayesini yazacaktım fakat denizden ve forumdan uzun süredir ayrı kaldığım için teknoloji problemeleri yaşadım telefondan pc ye fotoğrafları atarken bayağı vakit harcadım, birde nasıl foto yükleneceğini unutmuşum foto yüklemeyi keşfettim derken bu seferde forum fotoğrafların boyutu büyük dedi, yav dedim balık büyük tabi fotolarıda büyük olacaktır ama ikna edemedik forumu böylelikle 4-5 saat kabak kemirdim pc başında.

Hikayeside kısaca şöyle; Aslında bambaşka bir dalış planıyla sabah 3:15 te kaltık 120 km yol kat edip 4 kişilik ekiple botumuzu suya indirip uzun zamandır dalmadığımız meraları kolaçan etmeyi planladık. Fakat botu çekecek araç çalışmayınca zafere giden yolculuk baştan hezimete uğradı. Herkes demoralize bir şekilde sabah ezanlarına kadar çıtırdayan sobanın üstünde kızaran ekmek kokularıyla kıyı dalışları planlandı fakat B ve C planları zaten yoktu.
Keyifsiz başlayan günü "bari sabahın körü kalktık ıslanmadan bitirmeyelim" dedik Ayhan Reisle, diğer arkadaşları uğurlayıp çıktık yola rüzgar hafif poyrazlı denizde de kaba kaba soluganları var, devrilen soluganlarda hep ulaşamadığımız mera aklımdan geçip gidiyor eve mi dönsem diyorum biryandanda.
Kıyıları dolana dolana tan ağarırken vardık hocamın merasına, giyinip kuşandım taktım paletleri zıpkını kurdum atıcam kendimi suya baktım maske yok yüzümde -Ayhan Reiisss maske pls" kliki, başladık dalışa. Poyraz soluganlarından dolayı su bulanık max. görüş 5mt civarı, topukların eteklerine yat kalk kefalden başka ne gelen var ne giden lay laylom dalıyorum, keyifsizim ruhum küskün gidemediği meraya, yaklaşık 7-8 dalıştan sonra vazgeçtim nizami agaşonlardan falan, dedim yat şu topuğun üstüne nasılsa merada yok balık malık. Nefes nefes nefes attım şnorkeli düştüm topuğun üstüne. Üzerimde 50 cm su varyok savrulan eriştelerle ahenkli bir agaşona başladım 10. saniyede av bodoslamada göründü, fakat bulanıklıktan dolayı 3-5 kilo tahminle kıyı yollu sağ yana dönen ava atabileceğim en uzun mesafede refleksle nişansız vaziyette tetiği düşürdüm. Balık şişi alır almaz şöyle bir topuğu harmanladı kıyıya paralel fişekleyip kayboldu bulanıkta. Karın altından şişi alınca koyverdim bende makarayı, ipi sıkı sıkı salarak çatlamasını bekledim ipteki çekişme yavaşladığında ipi kulaçlaya kulaçlaya balığın üstüne gittim bir hamle tutmaya çalışınca tekrar fişekledi hayvan bu sefer coma döndü ve şişi düşürdü üstünden tamamen ip üstünde kaldı tekrar başladı bizim mücadele. Nihayetinde yorgun düşen av pes etti avcı can alıcı son bıçak darbesinide Besmele ile vurduktan sonra dizgisene taktı avını kötü başlayan günün kendi lehine dönmesiyle mutlu mesut ayrıldı meradan.

Yazıyı okuma zahmetinde bulunanlara tekrar tekrar teşekkür ederim, kısaca hikayesini yazayım dedim heycanım depreşti klavyeye vurdu yazı uzadı gitti. Levrek terazide 8,5 kg geldi. Selamlar saygılar tüm zıpkıncılara....

4- Mehmet ÇOLPAN-MİNEKOP




Hikayesi

slm
hava bu sene her zmn ki gibi k d 3/5.6 gidiyor. .levrek gec cıkıyor diye saat 9 gibi girdik suya..gozum bir yandan da denizde ah diyorum su ruzgar biraz denizden esiverse ..cok değil 1 saat bile yeter (gecen hafta kısa bir esintide levreklerin nasıl kıyıya hucumettğini gordum)..ama nafile tam tersi sert poyr devam.. tabii su cam gibi..
kıyıda kucukkefaller ama onlar levrek getirmez..illa acık suru kefali lazım (onlarda agzının tadın biliyor)
radar gibi tarıyorum zigzaglarla..0.5...10m arasını..4/5m de ki bantta biraz suru kefal ispendek bulduma ma fuze gibi ler (baskı yemişler belli)
su cam gibi olunca biraz derin dalayim firsat diye acıldım..duz zeminde 1 mlik bir set gordum..agasona yattim..
birden 8/10m ileriden dipten bir karaltı kocaman .. once tanıyamadım .orfozmu..zubermi ?derken..baktım gariban minekop. ama.mesafe uzak ..allahtan dip süresinin bitmesine zmn var..hadi gel diyorum bir yandan totem gibi oldum kipirti yok bende!
cok nazlı be..hic yapmaz ama su cam gibi..tetikte hayvan .. o kadar da aptal değil tabii..
ama cazibeme de dayanamadı sanırım yaklastı . .istediğim menzil değil ama caresiz 12 ye salladim 90 liği..tabi tam asagıdan girmiş..istifini bozmadan o dibe ben yukarı makarayı actım..
asağı baktımki..eğer şişi ceksem kesin cıkacak.bir yandan da dibe gidiyor8/10m bul du ya allah deyip yetistim. bekliyorum ki bir kaya ya sığınsın yapısayım ama yok niyeti kotü şişi yakaladım.ama zaptetmem imkansız .tam galzamayı kaptım ki balık yırtti gitti.. elim de şiş tabii o anı herkes tahmin eder..
soylenerek tufeği ipi topluyorum ki bir beyazlık sezdim bana doğru gelen..vall supermen hızıyla zipkini 1 e kurdum zmn kaybetmeyeyim diye sn ler onemli cunki ..sanırım(hayatımın en hızlı kurması oldu bence)
uzerine suzuldum ki bizim minekop..yarasından tanıdım..tam kuyruğundayım.dibe doğru iniyoruz hafif yanladım tam ense kokene roket atısı..
BU SANS DEĞİL Mİ.?.av sonuna dogru rastladığım ispendek surusunden arkadaki buyuğe atarken onden de biri ipe gecmezmi? ne yapsam mili piyango biletimi alsaydım o gun acaba..

yaklasık 5 kg civarıydı..av 2 kişi tarafından avlanmıstır

5- Oktay UZDİYEM-ÇUPRA



Hikayesi

Hikayesinide yazalım dedim
Güzel bir koy bulmuş ve sıcacık havada rahatça giyinip suya girmiştik. Mera tanıdık olmadığı için elimden geldiğince yavaş ve etrafı kontrol ederek gidiyordum. Tam buruna kadar sargozlar ve ufak orfozlardan başka kefal sürüleri vardı etrafta. Burna geldiğimde iri sargozlar ve büyük orfoz abilerle karşılaştım. Sargozlar çok iriydi ve agaşon denemelerim hep onlara yönelik oldu. 2-3 tane iri sargozdan sonra biraz daha derine yöneldim ve güzel kayalıkların yanından süzülerek aşşağıya indim. Öndeki kayanın yanına ulaşmk için sürünerek dipte ilerledim ve tam istediğim bir konumda yerimi aldım. Sargozların en irileri karşımda dönüp duruyordu orta suda. Atış için hazırlanırken 2 metre sağımdaki kayanın altında bekeleyen 8 Kg civarı Orfoz kardeş şişin önünden yarım metre mesafeden geçti gitti Sargoz seçimimi yaptığım an gözüm soldaki bir harekete takıldı ve kafamı çevirdiğimde kayanın arkasına koca bir kuyruk girdiğini gördüm. Tüfeği hemen o kayanın muhtemel çıkışına yönelttim ve 3-4 saniye bekledim. Tam nişan aldığım yerden pervasızca beni hiç görmemiş bu amca çupu çıktı ve al yanağını gördüğüm an tetiğe dokundum. Sadece titredi ve olduğu yerde 8-9 metrede kayaların üzerine yığıldı. Yukarı çıkmadan hemen yanına yüzdüm ve kollarımın arasına aldım. Güzel bir balık ve güzel bir av olmuştu. Hepinize rastgelir inşallah...
Not: Bu arada balık 3 saat sonra yanındaki arkadaşlarıyla beraber 7 kişi tarafından tüketilmiştir...

6-Gökhan YORAN-SİNARİT



Hikayesi

abilerim, kardeşlerim, arkadaşlarım.. hamdolsun ki şu sinarit denen hayvanı nihayet vurabildim ve alabildim.. çok enteresan bir avı olsa da düm akşam mutfak tezgahında yatıyordu.. şimdi temizlendi, bölündü ve deepfreeze'de pişeceği günü bekliyor..

badim kemal ile pazar sabahı çok erken gittiğimiz merada, kemalin açıkta olduğunu iddia ettiği taşlara bakmak için çalapalet açığa çıktık ama ne taş var ne balık.. bir ara 12-13m gibi bir yerlerde güzel bir plaka ve kırık taşlık gördüm, indim bir yattım, anam anam anam.. etrafta onlarca sargoz ve karagöz ve onların etrafında irili ufaklı sinaritler.. biraz bekledim ancak yorulduğum ve iyi nefeslenmediğim için çıkmak zorunda kaldım.. bir kaç kez oralarda indim çıktım ama o iri sinarit ve sargozlar bir daha gelmedi.. bu arada çok açıldığımızdan yavaş yavaş kıyıya doğru ama çapraz olarak ilerlemeye başladık.. bir ara ben sağda kemal solda gidiyorduk.. ne olduysa kemal'i gözden kaybettim, üstelik şamandırası olmasına rağmen göremiyordum.. iyice bakındım ancak o arada hava sertlediği için dalga da çoğalmıştı.. bir ara uzak açıkta ilerlediğini gördüm ve ben en iyisi biraz daha kıyıya yaklaşayım diyerek yoluma devam ettim.. böyle ilerlerken 8-10 metrelerde yine güzel bir plaka ve kırık taşlık buldum.. burada da agaşona inince aynı manzara ile karşılaştım.. bir sürü sargoz ve karagöz, arkalarında bir sürü sinarit ve iri sargoz..

birkaç kez indim çıktım ancak balıkları bir türlü yanaştıramadım.. bu arada aralarda büyük kırıklar görmeye başladım.. dedim ben bunların içine gireyim orda saklanayım.. indim girdim birine, hemen bir sinarit geldi ve baya da yaklaştı.. ancak tam tüfeği hedeflerken ipi otlara takıldı ve ufacık sesi duyan sino aynen geri dönüp topukladı.. ben çıktım dinlendim yine indim felan derken bir daha gelmedi.. biraz daha ilerleyip yine aynı şekilde bir kırığa yattım.. bekledim bekledim gelen giden yok.. tam nefesim bitmişken kafamı sola bir çevirdim, eşşek kadar sinarit hemen ilerimde bana bakıyor.. tabi o anda sinarit tam ters döndü ve arkası bana dönük olarak olduğu yere pustu.. yav dedim korktu bu, ben bunu vururum.. ama nefesim de bitmişti ve o an hemen yüzeye doğru fişekledim.. sinarit bunu görünce inanılmaz bir hızla bir elips çizerek ilerdeki taşların orda kayboldu.. görüş çok net olmadığından ne olduğunu anlamadım.. ama bir yandan da " bu korku ile bir taşa girse şimdi, bende gidip sargoz bakarken bulsam da kafasına çaksam" diye düşünüyordum..

birazdan aynen böyle oldu.. baktım plakalar var, sargozların en sevdiği yerler, indim birine baktım yok birşey.. çıktım soluklandım diğerine baktım.. anam !!.. o da ne !!.. eşşek kadar sinarit yatmış içerde pusmuş öyle duruyor !!.. hemen tüfeği yuvaya soktum ve tam yanaktan güzel bir atışla hayvanı vurdum.. hayvan öyle bir pusmuş ki vurduktan sonra bile kımıldamadı.. ben bu arada ipi çektim biraz geldi sonra bir metal sesi ve şiş gelmez oldu.. allah allah diyerek çıktım makara sağarak.. indim bir daha asıldım.. yok gelmiyor.. çıktım indim böyle birkaç kez.. anladım ki şişin kelebeği bi yere takıldı.. balıkta kımıldamıyor acaba öyle çıkarmı desem.. yok..

ben tüfeğin kabzesini sudan çıkartıp ters tutmaya başladım tüfeği.. bir yandan da kemal kemal diye bağırıyorum.. ama kemal yok ortalarda.. yarım saatten fazla bakındım bağırdım ama ne gelen var ne giden.. herhalde dedim çok ileri gitti bu yada başına bir hal geldi.. o düşünce ile en iyisi ben arabaya gidip diğer tüfeğimi alayım ve kemal'e de bakayım dedim.. tüfeğimi iyice sararak satıhın biraz altında olacak şekilde orada bıraktım.. zaten şişin çıkma ihtimali yoktu, en fazla balık şişten kurtulup bir yerlere girebilirdi ama o misina ve ipi kesme ihtimali de yoktu..

bastım o açıktan kıyıya gittim.. baktım kemal sağ açıkta dalıyor, rahatladım ve arabadaki şişi olmayan 90lık tüfeğme 75lik şişi taktım, bağladım misinaladım klipsledim, yine suya girip aynı meraya geri geldim ve yarım saat arayarak tüfeğimi ve taşı gene buldum.. indim balık hareketlenmiş sağa sola gitmeye çalışıyor ama şişten de çıkamamış.. diğer tüfeğin şişinin ucu ile çekeyim dedim.. sen misin böyle yapan, anam anam anam.. hayvan delirdi içerde.. diğer şişten kurtulup serbest kalınca bir sağa bis sola nasıl asılıyor.. baktım olmayacak, sağarak yine çıktım.. dinlendim .. bu sefer indiğimde direkt kafaya çaktım yeni şişi, asıldım aldım balığı.. baktım şöyle bir çıkarken, tamamdır dedim, artık bunu da vurdum ya, allah'a şükürler olsun.. çok sevindim orda - o anda.. yüzeyde ve elimde iken seve seve, okşaya okşaya geri yüzdüm.. onca saat dalış yapmama rağmen tüm yorgunluğum bir anda geçti gitti..

sonra indim çıktım baktım.. şiş bir deliğe girmiş ve kelebek delikte takılmış.. ileri ittir geri çek, döndür derken (diğer tüfeğin ucu ile, zira elim yetişmiyor olduğu yere) baya bir uğraşarak şişimi de kurtardım.. bu güldikten şişe 65 lira vermiştim zamanında ama parasını kat be kat çıkardı, çok güzel avlar yaptım onunla..

her iki tüfeğim ve elimde balığım, kıyıya döndüm.. bu arada görüyordum, kemal çıkmıştı.. ben kıyıya yanaşınca, geç kaldım gidiyorum dedi.. dedim şunu bir görde git ve balığı gösterdim.. oda balığı görünce meraklandı tabii, bekledi ve resimlerimizi de çekip öyle gitti..

bende yavaş yavaş sindire sindire toparlandım ve evime döndüm.. yol nasıl bitti, nasıl eve geldim bilmiyorum.. çok çok mutluydum..

aşağıdaki kasapta tarttım balığı.. tam tamına 4kilo 500gram..

maşallah..

daha iyileri ve irileri sizlerin olsun..

7- Onur GÜNER-SİNARİT



8- Sedat OSMANOĞLU-LEVREK



9- Berkay EKİM-SİNARİT



10-Suat-MERCAN



11-Serdar ÇALIŞKAN-LEVREK



Hikayesi

balığın hikayesi oldukça güzel,hemen anlatayım bir önceki merada güzel bir levreği ve kefali aldıktan sonra ikince merada suya girdim,biras ilerledikten sonra ileride bir hareketlilik olduğunu fark etiim ve tahmin ettiğim gibi daha doğrusu istediğim gibi levreklerdi tabi beni fark edip hemn dağıldılar bende güzelce nefeslenip hemn dibe indip etrafım bi anda levreklerle doldu hepsi ateş edilecek boydaydılar fakatdahja irileri uzaktan sadece bakıyor yaklaşmıyorlardı bende ufaklardan birtane vurup sürüyü dağıtmaktansa tekrar nefeslenip yeni bir agaşon yapmaya karar verdim aynı şekilde tekrar yattım tekrar çıktım bu şekilde 3 agaşon yaptım her seferinde farklı bi numrara deniyordum ama nafile iriler yaklaşmıyordu 4. agaşonuma baya iyi nefeslendim bu sfer yatıcam taşın 8-10mt gerisinde dibe indim ve kendimi ellimle çeke çeke taşıma ulaştım yattığım taşta sadece başım gözüküyordu busefer hiç seste çıkrtmamıştım balığı üzerme çekmek için yaklaşık ilk bi dklık sürede ses seda yoktu bu sefer ufaklarda yaklaşmadı sürü kesin dağıldı diye düşünürken eşsiz maviliğin içinden bu güzel ve arkadaşlarının kafalarını bir sağa bir sola tatlı tatlı bükerek tam hipnotize olmuş bir şekilde üzerime geldiklerini fark ettim tabi resfleks olarak zıpkınım hemen içlerinden en iri olanına doğru kendisini çevirmişti bu sefer her şey mükkemmeldi inanaılmaz bi andı zıpkının bi karış önüne kadar yaklaştırmayı başardım ve şişi balığın gelişine gönderdim en sevdiğim atıştı bu en garantisi,en çok haz vereni
hepinize iyi avlar diliyorum

12-Tucer ERGÜN-ORKİNOS



Hikayesi

Bayramın birinci günü büyüklerin ziyareti biter bitmez 3 haftadır gidemediğim dalış heyecanı sardı içimi. ertesi sabah Serco,yazlık komşuları ( Uğur ve Erman abi) ve Kutlay ile sabah suyu için yola çıktık. 1. gün sabahın ayazında dalış yerimize vardık parkur çok verimli değildi avın sonlarına doğru ne olduysa o an oldu.4 kişi meraya dağılmıştık sözde av niyetimiz levrek ve çipura idi . artık bota yaklaşmama 30-40 metre vardı.. 4-5 metre suda taşın dibinde agaşonda çipura beklerken gopez ve kefallerin dağıldığını gördüm . yan taraftan bir karaltının varlığını hissettim..hızlı hareket ediyordu .taşın diğer tarafından geldği için o hala beni faketmemişti .heyecan dizboyu ve biraz tedirginlik vardı.şimdiye kadar o kadar iri bir gövdeye atış yapmadığım için .zıpkının torkunun yetip yetmeyeceği konusunda kararsız kaldım. yapacağım atışın balığı kilitlemesine odaklanmıştım.iyi bir atış yapmalıydım.derken bana doğru gelmeye başladı.seyir halindeyken zıpkını istediğim yere nişanladım.hala endişe içindeydim.balığın omiriliğine sapladığım şiş gövdeyi delmiş ve balığı ortalamıştı.heyecenım balığın hareketsiz halini görünceye kadar devam etti.zıpkını sakince bota doğru sürükledim.hala kımıldamyordu.bottan ikinci zıpkını aldım.bota çıkarken sakin hareket ettim.çünkü ürküp can havliyle zıpkından kurtulabilirdi.derken 2. şişide balığa sapladım.tepki veren balık hareket etti kıyıya doğru yavaşça yüzdük.belli bir zaman sonra hakimiyet bana geçti.derken bizim kadro bota geldi. kameranın bataryası daha önceki av çekiminden dolayı yetersizdi.kısıtlı batarya ile o anı kayda alıp sizlerle paylaşmak istedik.youtube.com adresinde 3 parça video olarak aktarım yaptım. darısı sizlerin başına.2. gün devamlı daldığım yazlık meramda levrek aramak için dalış yaptım.bir tanesi iri 4 levrek ve 2 çipura avladım.bu arada su sıcaklığı levrek için uygun hale gelmemiş.biraz daha soğumasını beklemek gerekiyor. .
__________________
OZAN YILDIRIMIN ABİSİ-1970
Aşkın YILDIRIM isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla