bende Uğur Dumlu'ya katılıyorum.Esasında balık çeşit ve sayısının azaldığını tabiki inkar edemeyiz ama Tamer abi'nin ağabeyinin o muhteşem balığı vurduğu dönemde,her dalanın önüne benzer balıkların sık sık çıktığınıda zannetmiyorum.1985 yılında Turgutreis'te her yaz 1 ay boyunca dalıyordum(tabi dalmak denirse)Babam kıyıda bana göz kulak oluyordu.Birgün kıyıda gözlüğü kafama geçirip kafamı suya soktuğumda devasa bir akya'nın burnumun dibinden geçmekte olduğunu görmüştüm.O kadar sakin,ağır ağır ve kendinden emin yüzüyorduki.Kuyruğu çok yavaş bir sağa bir sola giderken,arkasından baka kalmıştım.Birdaha benzer bir balığı o civarda hiç görememiştim.Galiba herkesin hayatında en az bir defa bir trofe şansı çıkıyor.Vurabilene helal olsun.Vuramayanda benim gibi yıllarca vuramadığını anlatır durur işte.