Görevli olarak gittiğimiz Marmaris' te 13 Mart sabahı Ustad Yılmaz Abim ile birlikte erkenden kalkıp binbir zorlukla, daha önce den keşfini yaptığımız ve dalışı planladığımız meraya gittik. Su çok güzel görünüyordu ve suyun İzmir'e göre 1-2 derece sıcak olması, motivasyonumuzu arttırdı. Ancak zemin ve dip örtüsü hiç te umduğumuz gibi değildi. Sadece eriştelikler ve küçük parçalar halinde kumluklar vardı. İlk etapta 10-12 metrelerde balık aradık. Sadece birkaç tane sinarit palazı cevap verdi agaşonumuza.. Onlara da daha büyüklerinin gelebileceği düşüncesiyle tetiğe bile basmadık. Sonra Yılmaz abim açılarak biraz daha derinleri yoklamaya başladı. Ben de sinaritleri çekmeye çalıştım biraz daha... Bir ara Yılmaz abim le karşılaştık ve o da ne.... Harika bir zindandelen palamutu.... Süper bi balıktı... hemen bende daha derinlere yönelerek, sürekli agaşonlara başladım.. ve sonuç pekte geç gelmedi... Herhalde bi 8-9 ncu yatışımda bir zindandelen çağrıma cep verdi.. Ama arkamdan yaklaşan balığı farkettiğimde banden uzaklaşmaya başlamıştı...
Uzak ama isabetli bir atışın ardından, makaramdaki ipin süratle boşalmasıyla ben de yukarı doğru çıkmaya başladım...çok hırçın bir balıktı...bu günlük iki tane kısmetimizmiş dedik ve dönüşe geçtik...
Ertesi gün yine hazırlıklarımızı yaptık ve meraya ulaştık...saat 11:30 gibi sudaydık ve bu sefer direk olarak derinleri yoklamaya başladık... Önce Yılmaz abim 5-6 kiloluk bi zindandelen aldı... Sonra ben 4 kiloluk bitane aldım... Sonra badym bi tane daha 7 kiloluk vurdu ve devam.....
Saat 16:00-16:30 gibi dönüş rotasına girmiştik... Ben yine arayış içinde, 50 şer metre arayla dalarak ilerliyorum... Su polenlerden dolayı bulanık olduğundan, girdiğim yeri tam kestiremiyorum.. birisi 13-14 metre, 50 metre ilerisi kıyıya paralel gitmeme rağmen 20-21 metre... Kıyıya çıkmama 150 metre falan kalmıştı ve tekrar şansımı denedim, nefeslenip girdim.. 21 metre civarıydı... ama canlı yoktu... halbuki bir önceki seferlerde küçük balık sürüleri doluydu zeminde ve onların hareketlerinden anlıyordum zindandelenlerin hangi istikametten bana yaklaştıklarını.... ama bu sefer bişeyler farklıydı....
derken sağ çaprazımdan, derine uzanan koyu maviliğin içinden bir karaltı gördüm... Evet... oydu.... ve hiç tereddütsüz yaklaşıyordu... Çıplak direk olarak bana yaklaştı ve menzilime girdi ancak bakışları birara beni tedirgin etti.. halbuki tedirgin olması gereken oydu... Nişan almıştım ve yanlamasını bekledim. Balık gözlerini ayırmadan yana doğru yavaşça döndü ve omuruna nişan alıp tetiğe bastım 4-4,5 metreden omuruna şişimi çaktım ve şiş balığın arkasına geçip kuma süzüldü.... 1-2 saniyelik bir hareketsizlikten sonra, müthiş bir makara sesiyle maviliğin derinliklerinde kayboldu....Makara deli gibi açılıyordu ve ben yukarıya çıkıp biraz güç tatbik ettim ipe..makaranın ipi bitmek üzereyken ipe bütün gücümle asılıp Yılmaz abime seslendim, kıyıya çıkmıştı ve kemerini falan çıkarmıştı... Hemen toparlanıp giriyordu ki balık bir anda söndü... Hem balığı asılıp hem kıyıya yüzmeye başladım... Evet çok mutluydum... Vurduğum en büyük balık olarak hayatımdaki yerini almıştı...hemen hemen 35 kg geldi çıplak (liça) .... Bütün arkadaşlarıma kazasız belasız bol trofeli avlar diliyorum... Saygılar....
[img]

[/img]
[img]

[/img]
[img]

[/img]
[img]

[/img]
[img]

[/img]